Sanki her ayak izi seni getiriyor
10 Mart 2010 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Hesap soruyorum yüreğime boyundan büyük sevmek sana mı düştü diye.
Her yer sen kokuyor işte
Her şeyde senden bir parça
Böyle çaresiz, böyle yarım kaldım işte
Sol yanım acıyor
Her atışı yokluğunun isyanı şimdi
Yanmaktayım işte
Alev alev yanmaktayım gözyaşlarıma inat daha bir kor olmaktayım
Nasıl sevmişim oysa seni
Ne kadar sen olmuşum
Ne kadar çok ben olmuşsun
Nasıl mecburmuşum
Nasıl tutulmuşum
Sensizlik ölümmüş oysa
Oysa ne zormuş ölüm.
Hasretinle yanıyor şimdi her yanım
Bir damla sen diye yalvarıyorum
Bir damla kan ilişiyor gözlerime
Bir damla sen diyorum
Bin damla kan düşüyor yüreğime,
Yoksun işte
Ben deli divane olsam da yoksun.
Sensizlik baş köşeye oturmuş dalga geçiyor şimdi
Aynalar hesap soruyor,
Duvarlar gizliden ağlıyor,
Bir bilsen, bir bilsen hasretimi
Sanki her ayak sesi seni getiriyor
Hoş geldin sevdiğim
10 Mart 2010 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Beklenendin, gelmiştin,
Üstelik haber bile vermemiştin
Sabahın köründe kapısı çalınan
Dağınık bir ev gibi yüreğim
Anıların kararttığı koridorlarda kaybolurken
Geldin
Öyle sarıldın ki
gözlerime gözlerinle
Kanatları yaralı kuşlarım
havalandı gökyüzüne
Hazırım,
Kenarda köşede kalmış maviliklerimi
Senle çoğaltmaya
Hoş geldin sevdiğim…
Hiç kimseyi bu kadar hoş bulmadım sultanım” diye fısıldıyorsun kulağıma…
içim aydınlanıyor
Uzun zamandır çıkmadığım sokaklara vur beni” diyorum
Kalabalığı boşver, yalnızlığını göster bana” diyorsun
Geride kalan ne varsa unutsam” diyorum
Geçmişindir seni var eden, sakın haa, ben seni seviyorum” diyorsun
Sarmaş dolaş yeni adresler bulalım o zaman” diyorum
Yeni adreslere ihtiyacımız yok, sen kilitli kalan bütün odalarını aç bana yeter” diyorsun
Gözlerimde biriken yaşları farkedip, elimi sıkıca kavrıyorsunyaşlar gülümsüyor
Devamını oku
Gitme
10 Mart 2010 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Kin tutmaz kalemim , bilirsin.
Sen kapatsanda c/ismimin üstüne son sayfanı , bu masalın devamını bir ömür bekler yüreğim..
Sana git diyebilmek için kaç alfabe satın aldım z/amansız pazarlıklarla bilsen.
Tüm kırgınlıklarımı çıkarıp kumbaramdan saydım , bir ´ git ´ etmedi..
Yanında ‘me’si olmayan bir git yakıştırılmadı sevdama..
Ama çok istiyorsan işte orda; alfabemin kıyısında bir ´ git ´..
Eksik ´ mahsun ´ çaresiz..
İster al git , istersen k/al git/me Yar !
~ Kahraman Tazeoğlu.
Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki
10 Mart 2010 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Dönemem terk ettiğim hiç bir yere
Dolaşıp duruyorum sokaklarda
Dilimde o son duam sevmedim ki
Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki
Sonsuzluk gibi çıkıyordu
Bu söz içimden
Umutsuz bir yakarış gibi
Hiç bitmeyecek bir hasret gibi
Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki
Cezmi Ersöz…
Seni sevmek buna derim
06 Mart 2010 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Sen benim MuCizE’Msin..
Sana anlatmak istedim neden agladigimi neden koktugumu..
aslinda neden bunlarin oldugunu kelimeler ekslk kaldi..
olmadi anlatamadim..
sadece agladim..
“sus” dedim olmadi..
evet korkuyorum gitmenden beni birakmandan.. bunca yenilginin ardindan kazanilmis bir zaferin yitip gitmesinden masal gibi herkesin özendigi bu sevinin tozlanmasindan.
yersiz yrutsuz belki bu korku ama insanolgu bu ya.. kötüsünü düsünmeden olmaz..
kendimi sansli hissetmeme hayata baglanmama nefes almama vesile olan SEN; bu dünyanin yükünü omuzlamama yardimci oldugun her an beni hayata tekrar bagliyorsun.
biraz basdönmesi bir kac kadeh sarap biraz gözyasi az cok kavga bir ömre yetecek kadar sevgi ve sonuc “SEN”..
seninle gecen zamanlar..
hep dedim diyorum..
iyki varsin .. iyki benimsin.. iyki seninim..
Devamını oku
Sen Bunu Bileceksin…..
06 Mart 2010 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Sevgiliye Mektuplar
Mektubuma, edebiyatın son derece kalıplaşmış kelimeleri olan nasılsın iyi misin? gibi klasikleşmiş sözcüklerle değil de; seni sevdiğimi seni çok çok özlediğimi söyleyerek başlamak istiyorum.
Bir insanın yaşayacağı en zor duyguları yaşıyorum belki de…
Sana karşı duymuş olduğum özlem, uzun zamandır rüyalarımı süsleyecek kadar güzel olmasına rağmen en büyük eksikliği içime yediremedim. Bazen düşünüyorum da; her şey eskisi gibi olur mu diye? Ama bazen de bunun çok zor olabileceği düşünüyorum.Çaresiz, çok rahatsız bir hastanın beklediği küçücük bir ümit vardır ya, benim ümidimde belki o kadar ama bu ümit benim yüzümde en azından bir tebessüm bırakabiliyor. Aklıma her geldiğinde özellikle geceler.Sabaha kadar düşünüyorum.Her şey nasıl olmalıydı diye kendi kendime.En azından böyle olmamalıydı bence.
Aslında sen de haklıydın. Sonsuz bir türlü sabah olmayan gecelerde sana hak verdi zaten. Ne yapacağımı bilmediğim, yapa-yalnız geçirdiğim, bir türlü kimseye açılıp söyleyemediğim çaresizlik içinde akan bu göz yaşlarım senin içindi.
Seninle ilk tanıştığım günler, seninle sohbet etmek için can atardım. Her an aklımdaydın. Tek düşündüğüm kişi sendin. İçimde bir korku olmasına rağmen. Bu da ayrılıktı. Okulda evde dışar da aklım hep sendeydi. Bu da bana mutluluk veriyordu ne yapabilirdim ki. Hala bu kadar uzun zaman geçmesine rağmen sana ait hiç bir şeyi unutmadım. Unutamadım. Hatırlar mısın? Bir kez sen de bana unut diye akıl vermiştin. Unutmanın bu kadar zor olabileceğini öğrendim. Unutmak kelimesini o kadar çok özlemişim ki keşke unutabilsem o kadar çok denedim ki. Seni hatırlatacak bir şey karşıma çıkıyor yine. Yalnız kaldığım zaman bir tek şey düşünüyorum. Ne olabilir ki… Bu duygunun nasıl bir şey olduğunu tahmin bile edemezsin.
Devamını oku
Tükenmeyen Sevda….
06 Mart 2010 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
İçimde noktası konmamış bir şeyler var
Yokluğunun verdiği acı soğuk gecelerime kadar uzar
Gözlerimde ki yaşlar, sensizce sonsuzluğa akar
Şahit olamadığın o yaşlar;
Devam eder yüreğimde akmaya, yüzüm gülse de içim sızlar
Öyle bir sızlar ki bu yürek,
Acım sonsuzluğa çıkar,
Sonsuzlukta haykırır bedenim sensizliğe
Sonsuzluk bile merhem olamaz bu sevgiye
Gözyaşlarım kaldı senden geriye,
Bir de unutulmaya yüz tutmuş kalp kırıklıklarım var.
Ama sen yoksun, belki de hiç olmamıştın.
Ben sadece kendimi mi kandırmıştım?
Yanımda sen yoksun ama içimde tükenmeyen sevdan var.
Bu gönül;
Tükenmeyen bu sevdaya inat,
Seni tükenmişliklere mahkûm edecek bir cesaret arar.
Ebedi bir mahkûmiyette, kim bilir belki seninde canın yanar!
Ancak o zaman anlarsın beni ve çektiğim acıları,
Unutamamacasına sonsuza kadar…




