Yok Olma
27 Temmuz 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Yazılar
Kimsenin yokluğu bu kadar korkutmazdı beni. Kendimi zor günlerin adamı görürdüm ya, hiçbir güçlüğün beni, bırak yıkmayı sendeletmeyeceğini bile düşünürdüm.
Oysa şimdi yarımım. Ve sen böylesine uzakken benden, hiçbir zaman tam olamayacağımı da biliyorum.
`Tasalanma` diyeceksin, tasalanmayayım ama kendime bakıyorum da bir kaç umut kırıntısı dışında hiç bir şey göremiyorum.
Nerede olduğunu bilmek ya da döneceğin umuduyla yaşamak da kandırmıyor beni.
Her sabah sensiz uyanmaktan, her günün sensiz geçmesinden korkuyorum artık. Bu yüzden uyanmak istemiyorum `uyuduğum uykuları`…
Ve geceler… ne yıldızları görüyorum ne gecenin sesini duyabiliyorum. Saniyelerin ne kadar uzun, ne kadar bitmez olduğunu görüp şaşırıyorum. Zamanı bu kadar geçmez kılan sensizliği lanetliyorum. Bir maraton koşucusu gibiyim. Ama finişe ulaşamıyorum bir türlü.
Bildiğim bütün hasret şarkılarını ard arda ekleyip söylüyorum. Sesimi kendim bile duymuyorum. Ertesi gece bir kez daha… Her gece aynı hüzün…
Senden bir iz göreceğim diye sokaklara çıkmıyorum artık. Bu kentin her yerinde sen varsın biliyorum. Ve hiçbir köşe başından çıkmayacaksın üstelik.
Yaşamaksa yaşıyorum elbette. Şairin dediği gibi `senden uzak olduktan sonra nerde olsa yaşıyor insan.`
Yokluğunu kabul etmek böylesine zorken hiç olmama ihtimalini düşünemiyorum bile.
Bekleyeceğim seni. Zor olacak, çok zor olacak ama bekleyeceğim.
Bu yarım yüreğin diğer yarısı, yani sen….
Geleceksin değil mi?
Kötü Düşlerimden Uyandır Hadi
27 Temmuz 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Yazılar
22:39 saat günlerden pazar
ve
kalbim sancılar içinde kötü bi düş hayalimde ….
haber alamadım yar senden
hadi ara sesini duyayım bir kez
biz seninle neler atlattık yar
bi hayal gibi başladık
ve imkansız yolları aştık
şimdi kalbim sancılar içinde
haber beklerim senden
tek avunuşum yazdığım çaresiz şiirler
hadi yar bekletme daha fazla yakma yüreğimi
kötü düşleri ne olur gerçeğe çevirme
ÖLÜRÜM BİLİRSİN
en fazla 3 gün dayanırım sensizliğe
ilk gün yüreğim taze bi acıyla yanar kavrulur
sonra sabah olur gece nasıl geçmiştir kimbilir
ve üçüncü gün yorgun bedenim yığılır
belki bi kaldırım taşına belkide yol kenarına
herşeyi yakarsın anıları atarsın
benide belki bi mezar taşında gelip anarsın
ne olur bu kötü düşleri sil yar
hadi ara sesini duyayım birkez
kalbim sancılar içinde
kabuslar içinde kıvranıp acı çekmekte
hadi sevgilim bekletme daha fazla…
En Sevdiğime Ayrılık Sevdaya Dâhilse
27 Temmuz 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Ayrılık sevdaya dâhilse
Anlamsız mı kalır sevmeler sevdiğim
Yalnızlık sevdanın vebali değil
Yürek çarpıntısı, sıradan nefes alışlarda
Bir bahar sabahı uyanırsın uyanmasına
Güneş tam tepede yakar içini soluksuz
Şehir yârini anımsatır sana
Kaldırımlar seni ona taşır öğle vakitlerinde
Akşamlar koparsa da onu senden aldırmasın
Bir çizgi daha çekersin takvimlere
Onunla bir gün daha diyerek
Geceler ne kadar karanlık olurda olsun
Otuz iki dişinle gülümsersin
Karşında duran yalnızlığa
Bilirsin yârin aydınlık yüzünü
Bir ömür taşırsın sevdasını içinde
Ayrılık sevdaların yüz karası
Yalnızlık suskunluk telaşı
Onsuz ne yağmur kokusu
Ne bahar neşesi gülümsetir
Her gidişin bir dönüşü olmalı
Yârin gelmeleri en özel olmalı
Gidişlerini yok saymalı unutturmalı
Umutla kokusuna sarılmalı
Bir evde bir odada bir masada
Kaleminin başında yâri anmalı
Ayrılık sevdanın acıtan yanı
Geri geldiğinde unutulan bir anı
En sevdiğime…
Hüzün Meleğinin Aşkı…
27 Temmuz 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Herkesin bir sevdiği vardır yıllarca hatıralarda sakladığı.Her hatırladığında yaşlar boşanıp gözlerden ”hey gidi günler” dediği.
Uğruna şiirler yazıp dil döktüğü.Her şarkıyı,türküyü onun için dinlediği.Necip Fazılında dediği gibi:
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar,
Nede şeytan bir günahı,
Seni beklediğim kadar…
Şiirler tekrarlar ve uğruna ne kadar fedakarlık ettiğimizi hatırlarız.
Sonra vefasızlıkları gelir aklımıza nefret olur aşkımız.Kızarız.Bu benim sevdiğim olamazdı der,kızarken bile severiz içten içe.
Kalbimi kilitledim senden sonra derken gözlerin feri söner.Peki bu tür bir sevgi bize hiç gerçek sevgiliyi hatırlatmamış mıdır?
Aslında sevdiğimizde aradıklarımız onun için çok fazladır.Yanındayken belki yüzüne bakmaz,yalnız kalınca hep onu düşünür ağlarız.
Bunun nedenini hiç düşündünüz mü?
Şimdi aşkın tanımını yapalım.
En sevgilinin isimlerinin tecelli ettiği insanları yalnızken ve kimseye söylemeden acıları kalbinde yeşerterek ızdırap içinde ağlanılan gecelerin sonundaaa…
gerçek aşka ulaşmaktır aşk.
Leyla ile Mecnun gibi.
O arayana kendini buldurur.Derler ya ”Ahir zamanda iman elde kor ateş gibidir”…Zamansız olan gerçek aşk ise kalpte bir kordur bütün vücuda yayılır.Tek amaç Hak rızası oluverir.İşte Mevlana gibi,Abdulkadir Geylani gibi,Minyelili Abdullah gibi,Aziz Mahmut Hüdai gibi,Bediüzzaman Said Nursi gibi,Hacı Bektaş Veli gibi sevmek denir buna.
Böyle sevdikten sonra o eski vefasız sevgiliye döner ve Necip Fazılın Üstte yazdığım şiirinin devamını sıralarız ardınca:
Gelme istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni,
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme artık neye yarar!…
Selam ve dua ile…
BAĞLANMAYACAKSIN
26 Temmuz 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin o’nu sevdiğinden…
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini…
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya ya da pembeye
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…
Hüznümün Türküsü !
19 Temmuz 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Hüzünlüyüm;
Hekimler bulamaz çarem.
Biçareyim;
Hüzünler yarama merhem .
Seyirlik bir aşk yaşıyorum!
Kıvrılıp bir köşede,
Deli bir baş taşıyorum.
Leyla’yı seyrediyorum düşümde.
Yıldız yıldız pervaneyim peşinde.
Gece “Leyla” demekmiş.
Leyla gecenin içinde bir dilekmiş.
Ben, Mecnun’un tutuşturduğu aşk ateşiyim.
Hare hare yanan bir kor.
Geceye sermayeyim.
Gidenin ardından beklemek neymiş, yücelere sor!
İbrahim’ i yakmayan ateş,
Beni neden yakıyor?
Umutluyum…
En çok, karıncanın tavrından mutluyum.
Karınca gözyaşı demekmiş.
Ateşe varınca , vurunca…dağılayım efkar efkar.
Leyla beni beklermiş , ateşler içinde!
Karanlık umutları tümden örtünce .
Gözyaşı ateşe atılan bir çiçekmiş.
Zümrüt yeşili gözlerinle bak bana.
Yaksın çakmak çakmak gecemin karanlığını.
Karanlık “aşk “demekmiş;
Bilir bekleyen pencere önünde …kim Leyla’sını.
Aşk, yıldız ağacında uzanılamayan bir dilekmiş.
Dört nala atlarımın kaçırdığı düş ülkesine.
Fethin atları seferden döndü evine.
Sen dönmedin hala …
Diyorlar ki , gitmek hüner değil;
-Sevgiliyi beklemek meğer ne güzelmiş !-
…yığın yığın yangınlara eş.
Bekleyeceğim seni mevsimler boyu,
Yağmuru bekler gibi…
Çöle yağacağı zaman.
Ya Rabb!
Çare nedir ? Bul, …ayrılıklara.
Birikti içimde zapdedilmez bir deniz .
Kör kuyularda sular aratma bana.
Yusuf gücüm yok benim;Züleyha anlamaz !
Nedir sende ki bu tılsım ? bakışları şehla!
Ülkemin pınarları kurudu damar damar.
Benim pınarlarım neden kurumaz yar ?
Yaralıyım…
İçimdeki vurgun ve sancı,
En büyük harbim :
Kirpiklerin “elif” sanki…atarsın ey avcı.
Soluk soluğa , atlar gibi, hedef : kalbim;
-Annemin kalbi gibi yorgun-
Gecelerde şimdi hazan var;
Tuttuğum dilek kaç kez bozuldu.
Boynumu vurdu o simsiyah kaşlar.
Leyla, ayrılık çıbanından ,bir gün seni de vururlar.
Ah!sevdiğim,ah!
Söyle…!
Söyle Leyla, yazdığım bu şiir kaçıncı?
Sözlerimde hüznüm , türkülerimde ağıtlarım simsiyah.
Yemen‘e giden asker döndü sevdiğine.
Sen dönmedin hala.
Bu gün kaçıncı ah?
Şehidini bekleyen bayrak mısın , ey kalbim?
Efkar değince hemen dalgalanırım .
“Sen kokulu” bir mektup yolla bana…
Sayha sayha rüzgarlarla.
Okur umutlanırım.
Sonra esir alsın, bırak beni, efkarlar.
Türküler boğazımda düğümlenince.
Korkarım!
En çok, Sinan ‘ın minarelerinden aşağı bakarken korkarım.
Bir de “seni sevmiyorum “dediğinde , içime bakarken.
Bilsen, yüreğimden kaç kez atladım, gelmediğinde.
Korkarım,kalplerimiz içi karanlık dolu lahitler.
Son kez baktım! …
Kan ter içindeydi gök kubbeler .
Soluk soluğa küheylanlar geldi…üzerlerinde yiğitler ;
Sen gelmedin…
Kaç kez sordum; …suskun kaldı şehirler.
Bögrümde ellerim.
Kaç kez kala kaldım kan ter içinde .
Yorgunum ,
Vurgunum…desem.
Ne çıkar bilsen beni nasıl yaktığını!
“Artık bekleme” demiştin giderken.
Umutlarım bitti…
Tan vakti minareler yüreğime batarken.
-Gül açan yüzlerinde göğerir rengin , senin de bir gün . -
Kızıl bir gül misali bıraksan beni topraga;
Avuçlarına sığamıyorsam.
Düşerim secdeye düşer gibi…
Şehrinin garında.
Kuytu bir köşede solsam ne çıkar!
Aldırma,
Unut dediklerimi.
Sen gül ki, gül gülsün.
Kırık bir şarkının güftesi olur, belki, yazdıklarım;
Dinler de umutlanırım .
Sarı çiçeğim bil ki ,unutulmaz bu sevda !
“Kim görmüş,Mecnun’un Leyla’yı bıraktığını?”
sana olan kırgınlığım
18 Temmuz 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Yazılar
Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de engel olmadım gurursuz ama umutlu ve sabırlı hasretine.
Anlık hayaller anlık mutluluklara gebe kalıyor..bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum…imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor.
Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum.
Devamını oku




