Aklıma Düşmeye Gör…
28 Ağustos 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Aklıma düşmeye gör
Yeşil bir rüzgar gibi eser gözlerin
Yüreğimden, çığlar düşürür…
Özlemin, yıkar bentleri
Gözlerimin nehirlerinden süzülür..
Aklıma düşmeye gör,
Sevdaya uçan bir biçâre güvercin,
Menzile varamadan vurulur…
Yapraklarına, mahzun bir çiçeğin,
İmkânsızlığın buseleri dokunur…
Aklıma düşmeye gör,
Hüzün makamında bestelenir sözlerin,
gönlümün dilinde, söylenir durur…
Asıp kanatlarına vuslatları,
Uçar içimden vefasız kumrular,
Bende kalan, yine hasretin olur…
Aklıma düşmeye gör,
Umutlarım gezinir
Bakışlarının koylarında
Ve
Kapatırsın gözlerini ansızın,
Vurgun yer yarınlarım,
Gömülür ummanlara…
Bir Duygusal Müzik Gibiyim Şimdi Ben
28 Ağustos 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Hiç gitmedin aklımdan
İşte bir okul yolunda başladım aşk’a
Ve sadece senden gelen bir bakışla
Çok sevenin vardı herkez çok seviyordu seni ama
Ben seni daha bir başka
Tüm herkezin ağzından adını duydukça yıkılıyordum sanki
O benim diyemiyordum içime atıyordum anla işte beni….
Bir gece dilek tuttum okul bitti onu görebilecekmiyim diye
Bir kere olsa göreyim diye veya sesimi duyurayım sadece
Oluverdi işte çıktı karşıma bir dost senden bahsettim ona bir kelime
Nasıl nerde napıo diye
Kızmadın değil mi? bir sevdiğin vardır belki
Sadece bende ki bir çift mavi göz değildir ki
Hani bana söylediğin bir söz vardı her zaman
Gitmez aklımdan sen gibi o kelimede asla ama asla unutmam
“Sen gidersen birgün aklımdan acı hisset yüreğinde
Ve o acı öyle bir acı olsun ki sensiz olan şu kalbimi
Ki onu taşıyan bu bedeni taşımak haram olsun demedin mi…”
Sen unuttun belki beni yalan değil değil mi..????
Kim bilir hangi gözlerde gözlerin şimdi
Hangi kalbin kapısında kalbin bilmem ki
Ne yapayım ben adın ve sen aklımdan hiç gitmiyor ki
Ben değil sol yanım silmiyor seni
Her gece aynı rüya bir insan hergün aynı rüyayı görür mü acaba
Ve sende ki aynı sima hiç değişmeyen o ilk gördüğüm sen ama
Ve seven rüyasındada ağlarmış ve o gece gözyaşlarımı sen sildin yanımda
İşte hep ağlamak istedim rüyamda uyanmadan ama açmak istemedim gözlerimi
Ve sensizliğimde ağlayarak bir rüyada sen gibi giderdim özlemini
Sen şu satırları okurken benden nefret duyacaksın belki
Ama sen olmadanda sol yanımdaki acı hiç dinmeyecek ki
Birgün kara toprağa girdiğimde anlayacaksın belki değerimi
Ama uzatsan silemeyeceksin ağlayan gözlerimi
Daha nasıl anlatayım bilmem ki bir duygusal müzik gibiyim ben şimdi
Seni seviyorumm anlamıyorsun ………….
BENI ANLAMAYIŞINA
28 Ağustos 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Sana bir uygarlığı getirdim; anlamadın
Yavuz kahramanları, şiirin burçlarını
Ayak ucuna koydum gecenin saçlarını
Urganmış boynumda taşıdığın gerdanlık
Sana hükümdarlığı getirdim; anlamadın
Sevda suya karışır, sızar kan dağlarına
Köpüren yüreğimde zıpkınlanır umutlar
Yüzün tunç gibi çöker ülkemin bağlarına
Irmaklar bilmediğin kadar hülyalı akar
Her vadi bir yanıyla senin yüzüne bakar
Bir yanında münzevi hıçkıran Leyla kuşu
Sen henüz tanımadın sevda denen yokuşu
Sen henüz yorulmadın yokuşta devler gibi
Yıkılmak üzre olan çaresiz evler gibi
Sen henüz vurulmadın uçarken göklerinde
Sen henüz bir oltaya takılmadan derinde
Karalar bağlamadın; beni anlayamazsın
O kalp sende oldukça gülüm, ağlayamazsın
Seni bir yıldız gibi koyacağım göklere
Her gece ışığını ruhumdan alacaksın
Aldanma gururunu okşayan çiçeklere
En güzel güllerini ruhumla alacaksın
Kopacak sanıyorsun bu ip ince yerinden
Bu ipin her çizgisi yaralı bir dev gibi
İnecek sanıyorsun bu bayrak gönderinden
Bu sevda tükenecek sönen bir alev gibi
Sen hala anlamadın sevginin en hasını
Sen hala çözemedin ırmağın dünyasını
O, coşkun bir denizin sularına yürürken
Sen hasta bir çeşmeden doldurmuşsun tasını
Gittiği her iklime sevdanı götürürken
Gözyaşı çukuruna gömmüşsün deltasını
Henüz bir tokat gibi inmedi yüzüne aşk
Kalbine çivilerle gömülmedi ayrılık
Görmedin bir arslanın can çekişen resmini
Yalnızlık kitabında okumadın ismini
Bir takvim yaprağında yanmadı bakışların
Dökülen tüylerine tutunmadın kuşların
Karanlık köşelerde acı acı gülmedin
Sen henüz kovulduğun kapılarda ölmedin
O Celali uykudan uyanmadın, uyanma
Düşlerimin rengine boyanmadın, boyanma
Bir kuş gibi çırpınan kalbimin kafesine
Bir avuç yem bıraksan ölür müsün, a gülüm
Feryadı kayaları parçalayan sesine
Ömür boyu yabancı kalır mısın, a gülüm
Sen henüz bir zindanın küflü duvarlarına
Çarpmadın gözyaşıyla boğulan gözlerini
Sen henüz diken diken saplamadın göğsüne
Dudağında kuruyup dağılan sözlerini
Sen henüz dokunmadın yalnızlığa kan gibi
Acıyı kaynatmadın içinde volkan gibi
Karalar bağlamadın beni anlayamazsın
O kalp sende oldukça gülüm, ağlayamazsın
NURULLAH GENÇ
Artık umrumda değilsiN…
28 Ağustos 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Yazılar
..Yalnızlığımı düğümlüyorum şimdi ayağıma.. Çözülmemecesine bağlıyorum.. Sıkıyorum.. Ayaklarım acıyor. Yüreğime benzetiyorum sonra.. Sıktıkça acıyor!
Birbirine dolaşıyor ayaklarım. Düşe kalka yürümeye çalışıyorum.Olmuyor! Düşüyorum da düştüğüm yerden kalkamıyorum aslında.. Gittikçe batıyorum..Canım acıyor..Ayaklarım dolanıyor..Yüreğim susuyor..
Biliyorum.. Hoşuna gidiyor canımı acıtmak.
Biliyorum.. Büyük haz duyuyorsun.
Biliyorum.. Sen duygusuzsun!
Kukla gibi oynatıyo beni hayat. Sürükleniyorum ordan oraya.. Dolanıyorum etrafında. Farkında bile değilsin! Umrunda değilmişim oysa.. Diyorumki artık; sende umrumda değilsin artık aslında…
Oynatıyorlar beni!! Karşı gelemiyorum oyunlara!
Yoruldum artık… Bitsin savaşlar.. BİT artık!! Lanet olasıca.
Ters düz olmuşum umrunuzda değil. Beni bilen bilir zaten. Dert etmiyorum kendime beni anlamamanızı.. Ben kendime yeterim. Ben kendim için varım zaten..
Oysaki düşüncelerim farklıydı benim.. Ne kadar değişiyormuş insan.. Yaş ilerledikçe düşüncelerde değişiyormuş.. Büyüdükçe anlıyor insan..
Böylesi en güzeli belkide..Ters düz yaşıyorum hayatı…Kaybettiğim zamanı…
Ağlıyorum.. Eskiden senin için ağlamış olmama
Ağlıyorum.. Hiçbir şeyi haketmediğin halde sana değer vermeme
Ağlıyorum.. Hayatımı yaşamak varken sessizliğe çekilmeme….
Hiçbirşey için değmezmiş oysaki.. Ağlarken anlıyorum. Sen değmezsin..Yaşlarım değmez..Hayatımı senin yüzünden zehir etmeme değmez.. Artık eski ben’le karşı karşıyasın.. Üzülsenmi sevinsenmi bilemiyorum.. Ama bence en mantıklısı bu.
Ellerimle tutuyorum artık hayatı…
Yakalamaya çalışıyorum zindan ettiğim zamanı..
Artık herşey farklı olacak..
Eski ben’le karşı karşıyasın..Sensiz bir ben…
İster ağla ister sevin;Artık umrumda değilsiN…
Senin için..
28 Ağustos 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Yazılar
Sevmek böyle özdeşleşmemeliydi isminle. Ve sen bunca yoğunluklar içinde sıyrılıp sonsuzlaşmamalıydın içimde. Kaçsam bu duygudan, kurtulabilir miyim(?) bilmiyorum. Kurtulmaya çalışsam pesimden gelir mi bu sevgi? Bilmiyorum. Sen bir bilinmez olarak devam edip gidecek… Ne yazık , çok yazık! Ben seni insanlarla paylaşmak istiyorum. Oysa insanlar seni kendilerine ait kılmak istiyorlar. İnsanlar seni benimle paylaşmak istemiyorlar. Korkuyorlar benden. Evet, içimdeki yüceliğini, içimdeki sonsuzluğunu biliyorlar da korkuyorlar benden. Seni benimle paylaştıkları zaman seni çekip alacağımı ve hatta senin kendiliğinden bana geleceğinden korkuyorlar. Ve susmadığım zaman biliyorlar ki sen büyüyeceksin içimde. Benim sözcüklerimle yüz yüze gelmek istemiyorlar onlar. Biliyorlar ki sözcüklerle gelsem sığdıramayacağım seni hiçbir şeye. Ve onlar bütün bütün bunlara rağmen seni küçük sevgileriyle anlatmakla yetiniyorlar. Seni büyülten ve yücelten bir duyguya bir sevgiye karşı durup, onu sindirme cesareti bulamıyorlar kendilerinde … Ve sen, tüm bu insanlar içinde evet sen bile o küçük hisciklerle yetinmek istiyorsun., istiyorsun çünkü o hisçikleri görüyor, kabulleniyor ama beni farketmiyorsun bile. Düşüncelere sürüklüyor bu beni. İnsanlar evet korkuyorlar ama ya sen? Sende öyle olacaktın? Sende mi onlar gibi olacaksın? Anlamıyorum ya senin korkun nedir! O küçük göllerde yüzmekle yetinip bu koca deryadan neden kaçarsın bilmem? Enginliği ve sonsuzluğu mu seni korkutan, limansızlığı, geriye dönüsü olmamasından mi? Evet, bu yola girersen geriye dönemeyeceğinin korkusunu yaşıyorsun. Oysa ben seni yüreğimin bir yerlerine hapsedecek değilim. Sevgi tutsaklık değildir hiçbir zaman. Sevgi hapsetmez seni yaşatır. Sevgi salar, sevgi özgür kılar sevgi özgür kılar. Aslında sen o küçük hisçik göllerinin içine hapsolmuşsun da, haberin yok be sevgili! Bana gelsen, tutsaklıktan çıkacaksın oysa. Oysa! Biliyorsun iste! Bilsen! Bilsen! Bilsen benimle yeni bir doğuşa varabilirdin. Sevmeden de sevilebileceğini görürdün. Ben seni insanların yasadığı bir yerde bekliyordum… Belki de biliyorsun. Nedir sendeki olup bittiler bilmiyorum ki, bir kerecik olsun bile onlardan sıyrılıp da “SEN DE BENİMSİN” demedin ki bana. Nerden bileyim. Sen benimdin ama ben senin değildim. Sen sana ait olmayanlara sahiplendin, bense yaşadıklarıma. Sen, ah sen! öyle uzaksın ki… Öyle uzaksın ki ey sevgili, SENİN İÇİN ÖLEMİYORUM AMA, SENİN İÇİN YAŞIYORUM..Alıntı.
Yitirilmiş ne varsa..
28 Ağustos 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Yılları ve yolları ödünç aldım
yastığımdaki çukura dolan korkulu geceden
düş düşkünü çocukluğumu çalmış namlı sevdalılar
üstüne üstlük sensizim yani gölgesiz dolaşıyorum
artık intiharlar da öldürmez beni
yüreğimde konaklayan hüzünler senden gelir
Al dün gece seninle yoğurdum bu şiiri
ekmek buğusu mübarekliğinde sıcacık
nasıl olsa sana çıkmayan yol yok
kaybolabilirim kuytularda dalıp dalıp giderim başka diyarlara
bir gün dönmeyiveririm Ama sen yine de biriktir göz yaşlarını
belki bir gün tutuşturur seni
bensizlik belki bir gün sen de beni ağlarsın
hoyratım benim şafaklar düşmüş alnına
kırlangıçlar uçmuş koynuna
bak hala aynı şarkıda irkiliyoruz
bu aşkın adresi dursun sende
kelepçeli kuşlar yuva kurmadan gözlerimize
belki geri döneriz ve geri veririz birbirimize
Yitirilmiş ne varsa..
Hoşçakal yüreğimin tahtından inen..
23 Ağustos 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Hoşçakal Yüreğimin Tahtından İnen…..
Tam unutmuşken, her şey bitmişken
Neden karşıma çıktın?
Katlanıyordum, söylemiyordum,
Kalan son yarımdın.
Yokluğuna alıştım tam derken yine karşıma çıkıyorsun. Oysa ne kadar çabalıyorum yokluğuna alışmak için.Ama sen..Bir selamınla bunca çabamı yok etmeyi başarıyorsun..
Her şey istediğin gibi
Çok mutluydum sen yokken
Sevmeyi unutmuşken
Geldin de ne fark etti ki?
Gitmelerin hep aynı acıyı yaşatıyor. Ama deli yüreğim yine de alışamıyor gitmelerine.Yokluğunla yaşamak acı ama sen varsın içinde diye canımı yakmıyor gidişin kadar.
Yorulmuyor deli gönlün.Nasılsa ben senle de sensiz de senle yaşıyorum..Sende olduğumu biliyorsun..Ve bu yüzden gitmelerin ve geri dönüşlerin hiç bitmiyor..
Yüreğim sana akarken sel misali önüne set kurmandan yoruldum. Ya kal bende ya da git… Neyim sen için? Sadece bekleyeninim değil mi?
Sen sevmek nedir bilmiyorsun…
Deli bir yüreğin var acı çektirmeyi sevgi diye nitelendiriyorsun. Ve peşinden koşuyorsun…
Ama bu kez bitti… Yoruldu deli yüreğim. Gelişine hayır diyebilecek kadar.
Ve sen artık anılarımda kalacaksın her ölüm gibi…
Evet bu kez alışmıyorum…Öldürdüm seni kalbimde.Bak acıda çekmiyorum.Göz yaşım bile kalmadı arkandan hoşçakal diyecek..
Bu gelişinde seni bekleyen bir deli yüreğim olmayacak..Ve sen yaşayacaksın benim yaşadığım acıları bir bir…
Bu son sözümdü adını son anışımdı…
Hoşçakal yüreğimin tahtından inen..




