AYNALAR YALAN SÖYLER
Kanmayın gözümdeki hazin sellere
İnanmayın elimde solmuş güllere
Aynalar yalan söyler bu ben değilim
Yalnızlık denizini ben mi geçmişim
Ayrılık badesini ben mi içmişim
Sevdanın kefenini ben mi biçmişim
Aynalar yalan söyler bu ben değilim
Çiçekler kapıma gelmiş dayanmış
Gönül hazır demek ki hemen inanmış
Baharın coşkusuyla yürek uyanmış
Aynalar yalan söyler bu ben değilim
Kalkıyor, kalkmakta bir kara tren
Tek yolcusu benim yok başka binen
Yazık değil mi Tanrım daha çok erken
Aynalar yalan söyler bu ben değilim
SUS NE OLUR..
HANİ GECELER VARDIR YA…
Hani geceler vardır…
Gözlerine sürme diye çekersin de
Bin defa ağlarsında
Gidişimin ardından
Yanaklarına akıtamazsın…
Hani geceler vardır…
Silmeyi unutursun yanaklarında
Silinmesinden korkup
O mahcup buselerimin
Gün ışığına uyanamazsın…
Hani geceler vardır…
Kadehlere doldurup doldurup içersin de
İhaneti kundaklayıp
Dik durmak için
Bir anlığına bile sarhoş olamazsın…
Hani geceler vardır…
Sahipsizliğin bir zincir dizininde
Yüreğine aktığı geceler
Tutunmaya çalışırsın bir ucundan da
Ellerin kan içinde ayakların üryan
Kahır denizlerine sürüklenmekten kurtulamazsın…
Hani geceler vardır…
Yar yerine duvar bakar gözlerine
Gül yerine kül kokar şarkılar
Sarnıçlara sallandırılmıştır da sevgiler
Yüreği daldırırsınız da
Bir damla aşk bulamazsın…
Hani geceler vardır…
Fındık, fıstık ve karamelaya dönüşür anılar
Çocuk kalmış büyükleri, büyümüş çocuklardan dinlersin
Kelimeler rulet oynar beyninde de
Ölmeden önceki son şiiri sevdiğine yazamazsın…
Hani geceler vardır…
Gökyüzünde binlerce yıldız oynaşır
Yeryüzünde sarhoşlar fenerlerle eğleşir
Sen bu aleme fazla gelirsin de
Bu aleme kalbini sığdıramazsın…
Hani geceler vardır…
Saniyeler asırlar kadar heybetli ve vakur akar zamanda
Bir duble rakıyla anılar şöleninde mahsunlaşır hayatın
Bakışın meyhanenin kapısına kilitlenir de
Issızlığın kilidine uygun maymuncuğu yaratamazsın…
Hani geceler vardır…
Tanrının cennetine yol alır olgunluğun ayak sesleri
Cehenneme bürünür masumiyet mucizeleri
İsyan kul köle olurda kahramanlık menkıbelerine
Cesareti sergileyecek bir kavgaya bulaşamazsın…
Hani geceler vardır…
Örter gündüzleri güneşsiz dönencelerin evreninde
Bir sen kalırsın geride tanımsız beyazın kollarında
Küçülür gerçek büyüsünde yalanın
Bir kısacık ömrün hikayesine sığınmak istersinde
Bir şiirin ilk mısralarında sonsuzluğa ulaşamazsın…
Hani geceler vardır…
Kendine dönersin siyahın çapkın sessizliğinde
Korkularının o hiç bitmeyecek yankısını dinlersin
Bir kuş ürkekliğiyle kanatlarında inlersinde
Son hıçkırığını akıtacağın bir musalla taşı bulamazsın…
Hani geceler vardır…
Ölümün sonsuz uykusuna yoldaş geceler
Bir cümleyi bir nefesle mezartaşına yazan geceler hardır…
Sen, sensizliğin adını bilirsinde
Varlığını yokluğuna anlatamazsın….
ALINTIDIR
SİYAH SAÇLARINA GÜL TAKAMADIM.
Bakınca göz değer diye yar eller
Duyunca söz eder diye kem diller
Görünce kıskanır diye bülbüller
Siyah saçlarına gül takamadım
Kendini senle bir tutmasın diye
Kokunla uykuya yatmasın diye
Tenine dikeni batmasın diye
Siyah saçlarına gül takamadım
Bana armağansın bana ödülsün
Sen bir mutluluksun sen bir ömürsün
Güllere gerek yok sen zaten gülsün
Siyah saçlarına gül takamadım
Anlatmak imkansız gülü ve seni
Arıyorum her an gülde sevgini
Seçipte en güzel gülün rengini
Siyah saçlarına gül takamadım
Kalkıyor kalkmakta bir kara tren
Tek yolcusu benim yok başka binen
Ayrılık garında elveda derken
Siyah saçlarına gül takamadım
İsmet ZEREN
Kurban Bayramınız Kutlu Olsun!!!
26 Kasım 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Resimli Şiirler

Sustukça Çoğalan Çoğaldıkça Biriken Biriktikçe Anlam Kazanan Bir İkametlik Yerin Var Sol Yanımda!
25 Kasım 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Sustukça Çoğalan Çoğaldıkça Biriken Biriktikçe Anlam Kazanan Bir İkametlik Yerin Var Sol Yanımda !
Hani Anlatılmayan Hani Anlatılsada Aslında Hiç Bir Şey Demek Olacak Olan !
Önce Harfler Sonra Kelimeler Ve Bir Bütün Olmaya Yeminli Cümleler..
En Kötüsü De Biriken Onca Cümlenin Aslında Hiç Olduğunu Ve Hep Bir Duvara Çarpıp Da Geri Döneceğini Bilmek..
Ve Ama En Güzeli Sol Yanda Tutulanları Dile Dökebilmek !
Saçma Mı .. Belki ..
Hata Mı .. Bilmiyorum ..
Yanlış Mı .. Sanırım ..
Peki Ya Gerçek !
Yada Dile Kolayın Kalbime Yerleşen O Kaybetme Korkusunun Verdiği Sızı..
Sızlaya Sızlaya Geçeceğine İnandığım Hadi Konuş Hadi Anlat Dedikçe – Ya Hepten Yok Olursa – Diyen Yürek Sesim !
Verdiğin Huzurun Anlayan Yüreğinin Gözlerinde Ki O Yıldızların Telafisi Yok Ki !
Diyorum Ki Bazen;
Hapset
Tut
Sus
Bırak
Unut..
Değmez Çünkü Aşk Bile Senden Geçmeye !
Ama Yine De Ele Avuca Sığmayan Bir Yürek İşte Bendeki;
Gözlerinde Gördüğüm O Muzip Bakışlı Çocukla Küllerinden Doğan Yeniden !
Yani İstemesende
Göze Alamasamda
Ortaya Dökeceklerim Var İşte !
Öyle Kocaman Varsın Ki Yok Edemem Seni Gerçeği Ceplerimde..
En İçerimden Geldiği Gibi Asıl Yani !
Ve Nüshalara Yer Yok Senin Bulunduğun Coğrafyada..
Giriş Gelişme Ve Sonuç Aramayacak Kadar Kalpten Üstelik Soyuttan Somuta Dönüşen Her İde !
İnansanda İnanmasanda ..
Cesaretin Olsada Korksanda ..
Siyah-Beyaz bir YaLnızLık Bu..
25 Kasım 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Yazılar
Seni sen yapan seni kendinle buluşturanın adıdır yalnızlık aynı zamanda. Üretmenin yaratmanın kendini bulmanın kendi gerçeklerine ulaşmanın yoludur yalnızlık…
Eski sirklerde can veren anıların çeteleri yağmalıyor yalnızlık sarayımı. Rüyalar en acemi trapezciydi; umutlar ağsız ip üstü yürüyüş gönüllüsü… İp: bıçak sırtı! Kaçışa gölgelenen ışıklar altında umut görmez ayaklarında ki çoşkuyu..
Siyah-Beyaz bir YaLnızLık Bu..




