Hoş geldin 2010
31 Aralık 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Resimli Şiirler
sorular yalnışsa cevap neye yarar
İnsan bir ömrü kiminle paylaşırsa
ömrün bir ömürlük anlamı olur
ah! kolaj resimlerden gülen marazi düşler
farlarına kadar çamura batmış bir hayatı reddediyorum
artık benim üstüme ne yağmur ne kar
nefesim taşımaz beni havalar da soğuk üstelik
alın yazımı bir bıçakla oyduğum günden beri
kimsesiz beter bir dert oldum kendi ömrüme
yazık kırık bir baharda döktüm yapraklarımı
her sonun başlangıcında bir soru işaretiyim
oysa sorular yanlışsa cevap neye yarar
insan önce kendi gölgesini taşımayı bilmeli
her aşkın gerçek bir yalanı
her yalanın gerçek bir hikâyesi var
marazi bir düşte takılıp kaldım ben
dünyanın vicdanı saf bir acı yaşıyorum
şimdi bunu hiç kimse bilmez
ben kimseyi unutmak için sevmedim.
Sen / Yüreğimdeki Coğrafyanın Güneşe Bakan Yanı
30 Aralık 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Yazılar
Ben hiç seni dudaklarıma yazmadım ki / sadece yüreğime içirdim gözlerinin tüm renklerini
Zaman; yokluğun
Mekan; sensizlik..
Yazan; ben..
Yaşayan; ben..
Köklerime iliştirilmiş ayrılığı kutsadım yine. Toprak baharın gelinliğini giymeye hazırlandığı şu zamanda ben yine bana dar gelen ayrılığın libasını biçtim yüreğime. Susmayı denedim suskunluğunun bana denk gelen diliminde. Susamadım / Harf harf kanattım içimin yeni bitme filizlerini. Sesini çektin kuyularımdan..Dibisini yitirmiş bir nehir kadar yaralıyım ben. Çocukluğumun siyah beyaz fotograflarına düştü hecelerim. Benim hiç tahtadan yapılmış arabam olmamıştı küçüklüğümde..Keza şimdi yüreğimin yaralarını saracak bir limanım yok ömrümün gençliğinde. Şimdi sevda kapılarımın hepsi üzerinden kilitli. Durmak bilmeyen bir yara gözlerin..Dönmeyeceksin biliyorum gittiğin yerden..Dönme sakın..Ben seni sensiz yaşatacak kadar büyük sevdim bozkır topraklarımın en yeşil zemininde..
Devamını oku
Söylemedin ki
30 Aralık 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Sen benim “İmkansızımsın” demeseydin de,
“Seninle her imkansıza göğüs gererim” deseydin…
Belki tüm imkansızlıkları yok ederdim seninle…
Söylemedin ki…
Sen benimsin” demeseydin de “Ben sana aidim”
deseydin… Başka yüreklerde olsan da varlığını hissedebilirdim,
bana ait olan hep bende kalır diye… Söylemedin ki…
“Senin için her zorlukla savaşırım” değil de; “Senden gelen hiçbir şey zorluk değil” deseydin; İnanırdım yüreğinin sadece benim için çarptığına,
cesaretine… Söylemedin ki…
“Sen olmadan yaşayamam” değil de, “Sensizlik diye bir şey yok; sen var olmasan da
Devamını oku
inçinmiş yanlarından tanımiştım seni.
30 Aralık 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Şiirler
Durup dinlediğim sessizliğindi önce…
İncinmiş yanlarından tanımıştım seni.
İç’im yanmıştı kapının arkasına çömelip ellerini başının arasına aldığında
Sözcüklerine bağladım tebessümü Yâr…
Yürünesi yollar kapanası olduğunda kanadı yitik turnalar gördüm rüyamda…
Sustu(n)…. zayii oldum…
Ellerimi cebime koydum, hüzün bu…laştı parmaklarıma…
Poyrazın zulmune takıldı uçurtmalarım…
Yüreğime takıldı ayaklarım. Düş’tüm; dizleri kanadı kısa pantolonlu çocukluğumun…
Cân’ ımı yaktı masallar…
İltica ettiği ülkeden sınırdışı edilmiş olmanın hüznü ile açtım ellerimi Yıldızların Sahibine…
Bir yaş düştü iç’ime…
Ardından bir kelam dilime….
Devamını oku
Sevgi kaşıkları “Fıkra”
30 Aralık 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Yazılar
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine
“Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?”
“Bakın göstereyim” demiş ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine.
Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da…, ‘derviş kaşıklar’ı denilen bir metre boyunda kaşıklar.Ermiş “Bu kaşıkların ucundan tutup şöyle yiyeceksiniz” diye bir de şart koymuş. “Peki” demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar
ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.
Bunun üzerine “Şimdi…” demiş ermiş. “Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım
yemeğe.” Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. “Buyrun” deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.”Işte” demiş ermiş: “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz şunu da
unutmayın; hayat pazarında alan değil veren kazançlıdır herzaman…
Seni seviyorum diye
30 Aralık 2009 Yazan: Bir Garip Yolcu
Kategori: Yazılar
Gelişine kadar rötar yapmış hayatımı
Seninle yaşamaya hazırlanırken
Sana uzanan yollarımı kapaman niye?
Biliyorum haykırışlarım boşuna
Şahin pençesinde asılı serçe gibi
Nafile tüm çırpınışlarım
Boşuna sesleniyorum duymayacağını bile, bile
Seni beklemem nafile Gözlerinde zifir siyah bir perde
Alkış tutuyorsun alabildiğine
Şamdandaki mum gibi eriyip bitişime
Sen kulaklarını değil
Yüreğini tıkamışsın sana seslenişime Oysa ben
Tüm yokluğuna inat varlığını yaşatırken içimde
Gül pembesi çizgilerle resmini işliyorum
Karanfil moru gecelere
Şiirleri seninle yüklüyorum kanatırcasına
Dizeleri ağlatıyorum.
Seni işliyorum hecelere Tüm yaşayamadıklarıma inat
Seni yaşamak istememdi ütopyalarım
Tek sana adanmışlığımdı ölümüne
Tek senin doldurduğundu rüyalarım
Şimdi
Bir tutam gücüm kaldı en sona sakladığım





